Mehmet Gökçen

DİLİ DOĞRU KULLANMAK

20 Ekim 2009, 00:33

Mehmet Gökçen



 BANA GÖRE                                       Varan Haber - Mehmet GÖKÇEN

                                   
                                       
                                         DİLİ DOĞRU KULLANMAK
          
          Konuşarak anlaşma aracımız dil olduğuna göre, düşüncenin doğru anlaşılabilmesi için doğru sözlerle ifade edilmesi, sözün doğru kullanılması gerekir. Sıfatlar, zarflar, fiiller yerli yerinde kullanılmalıdır.

           1950’li yıllardan beri seyrettiğim filmlerde oyuncu, eğer başının veya karnının fazlaca ağrıdığını ifade ediyorsa: “Çok başım ağrıyor – çok karnım ağrıyor.” Der. Oysa çok başı, çok karnı yoktur; bir başı, bir karnı vardır. “Çok” zarftır ve ağrımakla ilgilidir. İfade şekli: "Başım çok ağrıyor, karnım çok ağrıyor." Olmalıdır.

           Bu gün( 18 Ekim 2009 ) TRT 1 de yayınlanan “Aman Adanalı” programında bir levha gösterildi: “ACELE BIÇAK BİLENİR”. Bu bileyicinin kastettiği bıçağın acele bilenmesi ise, o zaman levhanın da: “BIÇAK ACELE BİLENİR”  şeklinde olması gerekir.

           Anayasa Mahkemesinin devrettiği eski binasının kapısında: “PTT GENEL MÜDÜRLÜĞÜ EK HİZMET BİNASI”  tabelası bulunmaktadır. Şimdi burada ek olan Genel müdürlük hizmetleri midir; yoksa bina mıdır? Eğer ek olan bina ise o zaman da tabelanın: “PTT GENEL MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET EK BİNASI” olması gerekir.

           Birçok davetiye veya ilanda görmüşsünüzdür, meselâ “PTT’nin(veya başka bir kurum ya da kuruluşun) 164.Kuruluş Yıl Dönümü Programına” diye yazılır. Bu ibareden PTT’nin 164 defa kurulduğu anlaşılır. Halbuki kastedilen PTT’nin kuruluşunun 164. yıl dönümüdür.

           Belediye otobüsünde gördüğüm bir ilanda: “ Âşık Veysel 35. ölüm yıl dönümünde yapılacak törenle anılacaktır.” Diyordu. Bu ilanın altında Devletin üst düzey makamlarının adları olmasa belki önemsemezdim. Devleti makamlarında temsil edenler Türkçeyi doğru kullanmazlarsa bence iyi olmaz. Yukarıdaki ilandan Âşık Veysel’in 35 defa öldüğü anlaşılır. Ancak kastedilen Âşık Veysel’in ölümünün 35. yılında anılmasıdır. O zaman da: “Âşık Veysel ölümünün 35. yılında yapılacak törenle anılacaktır.” Denilmesi gerekir.

         

           Birkaç yıl önce TRT kanallarından birini izliyordum. Cumartesi günüydü ve saat 23.35’i geçmişti. Programın adı: “Cumartesi Gecesi” idi. Telefonla bir yetkiliye ulaştığımda saat 00.10 dolaylarındaydı. Kendimi tanıttıktan sonra konuşmaya başladık:

         —Efendim programın adı böyle olabilir, ama yayın da cumartesi gecesi olmalıydı. 

         —Bey efendi program daha önceki saatlerde başlamıştı, uzayınca bu saate sarktı.

         ­­ - Anlatamadım galiba. Bu gece cumartesi gecesi değildir; cumartesi akşamıdır. Aynı zamanda pazar gecesidir. Cumartesi gecesi ile cumartesi akşamı arasında 24.00 saat farkı vardır. Cumartesi gecesi cuma günü akşamıdır.

            Ben Türkçeyi en doğru ve en iyi kullananların TRT spikerleri olduğuna inananlardanım. Eskiden bu işlere çok önem verildiğini hocalarımız bize anlatmışlardı.

 

            Zeki MÜREN’ e de bir dönem ders vermiş olan ve saz ekibinde görev yapan Şükrü TUNAR’ ın sözlerini yazdığı ve bestesini yaptığı:

                          “ Söyleyemem derdimi kimseye, derman olmasın diye;

                            İnleyen şu kalbimin sesini ağyâr duymasın diye.              

                            Sakladım göz yaşımı vefâsız o yâr görmesin diye.

                            İnleyen şu kalbimin sesini ağyâr duymasın diye.”  Hicaz şarkıda şair, malumlarınız olduğu üzere: “ İnleyen şu kalbimin sesini ağyâr (yar olmayanlar, yardan başkaları, yarin dışındakiler) duymasın diye, kimseye söyleyemem.” diyor. Oysa Sibel CAN gibi bir ünlü sanatçı bu şarkıyı: “İnleyen şu kalbimin sesini ah yar duymasın diye” şeklinde okumaktadır. Sanatçının anlamı ne kadar değiştirdiğini, ifadedeki yanlışlığı takdirlerinize bırakıyorum. 

           

Yusuf Güler Yusuf Güler
'Çocuklarını Yurtdışında Okutanlar Bize Devlet Okulları Yeter Denilmesini İstiyor'
Prof.Dr. Ata Atun Prof.Dr. Ata Atun
Maraş Konusunun Perde Arkası
Burcu Köz Dilsiz Burcu Köz Dilsiz
Haberlerden Seçmeler
Yurdagül Beyoğlu Yurdagül Beyoğlu
Rum AGKARRA Grubu ve Derya
Ömer Öcal Ömer Öcal
Siyaset ve Tehlikeli Olaylar
Roza Kurban Roza Kurban
Kırım ve Rusya'nın İki Yüzlü siyaseti
Mehmet Gökçen Mehmet Gökçen
Kadına Adam gibi Davranmalıyız
Prof.Dr.Nurullah Çetin Prof.Dr.Nurullah Çetin
Yargı, Önce Kendini Yargılamaktır
Doç.Dr.Mehmet Akif Okur Doç.Dr.Mehmet Akif Okur
Kırım Türkleri Tarihi Bir Kavşakta: Nasıl Bir Strateji İzlemeliler?
Lütfü Şehsuvaroğlu Lütfü Şehsuvaroğlu
Allah Şeytanı Yarattı – Yaşasın Cehennem
Prof. Dr.İsmet Emre Prof. Dr.İsmet Emre
Aşk Bize Küserse Bir Daha Doğmaz Güneş
Prof.Dr. Volkan Akyol Prof.Dr. Volkan Akyol
Su Savaşları Kapıda
Ferin Batman Ferin Batman
10 Küçük Değişiklik ile 5 Kilo Verin
Süleyman Beledioğlu Süleyman Beledioğlu
Düşüncenin Gücü

HAVA DURUMU

Tüm videolar

  POLİSİN ACI SONU
 

POLİSİN ACI SONU

   
  Erdoğan'ın İddiası
 

Erdoğan'ın İddia

   
  GAZETEME EL KONULDU
 

GAZETEME EL KONULDU

   
  İlber Ortaylı Yorum
 

İlber Ortaylı Yorum